5199 SAYILI HAYVAN KORUMA KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİN İNCELENMESİ
7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 30/07/2024 tarihinde TBMM’de kabul edildi. 02 Ağustos 2024 Tarihli ve 32620 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tüm Türkiye’de hayvanseverler tarafından oldukça tepkiyle karşılanan bu Kanun ile birlikte ne gibi değişikler yapıldı gelin birlikte inceleyelim. Şimdi bu maddeleri tek tek ele alarak, 7527 sayılı kanun ile gelen değişikliklerin ne gibi sonuçları olacağını değerlendirelim.
Madde 1- Bu Kanunun amacı; insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.
Bir kanunun amacı; o kanunun ne için uygulanacağını, neden düzenlendiğini gösterir. Her kanun, amacını gerçekleştirmek üzere doğmuştur. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun amacı; adından da anlaşılacağı üzere hayvanları korumak olmalıdır. Kanun koyucu 5199 sayılı Kanun’da yapılan 30 Temmuz 2024 tarihli değişiklik ile madde metnine insan, hayvan ve çevre sağlığı gözetilmek kaydıyla ibaresini eklemiştir. Doğuş amacı hayvanları korumak olan bir kanuna bu ibareyi eklemek elbetteki amaçtan sapmak demektir. Adı Hayvanları Koruma Kanunu olan bir kanunun birinci maddesine insan ve çevre sağlığını gözetmek ibaresinin eklenmesi bir nevi; madde metninin devamında hayvanlara sağlanacak korumanın ancak insan ve çevre sağlığını gözetmek kaydıyla mümkün olacağını ima etmektedir zannımca.
Madde 3- k) (Değişik:9/7/2021-7332/1 md.) Hayvan bakımevi: Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan, hayvanların sahiplendirilinceye kadar barındırıldığı ve rehabilite edildiği bir tesisi,
Değişiklikten önceki Madde 3-k:Hayvan bakımevi: Bakanlıktan izin alınmak suretiyle kurulan ve hayvanların rehabilite edileceği bir tesisi,
Değişiklikten önceki kanun metnine göre hayvan bakımevleri hayvanların rehabilite edileceği yeri ifade ederken, yapılan değişiklikten sonra; hayvan bakımevleri, hayvanların sahiplendirilebileceği yer olarak tanımlanmaktadır. Buradan anlamamız gereken, bakımevleri hayvanların geçici olarak kalacakları bir yer olacak ve sokakta sahipsiz hayvan kalmayacaktır.
Madde 4- d) Hiçbir maddî kazanç ve menfaat amacı gütmeksizin, sadece insanî ve vicdanî sorumluluklarla, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları sahiplenmek isteyen ve bu Kanunda öngörülen koşulları taşıyan gerçek ve tüzel kişilerin teşviki ve bu kapsamda eşgüdüm sağlanması esastır.
j)(Değişik:9/7/2021-7332/2 md.)Yerel yönetimler, gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz hayvanların sahiplendirilinceye kadar bakılmaları için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlar ve eğitim çalışmaları yapar. Ayrıca yerel yönetimler, ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurar.
Kanunun 4. Maddesinde anlaşılan; yalnızca vicdani saiklerle hareket eden hayvanseverlerin tek başlarına veya bir dernek kurarak hayvanlara yardım edebilmesi için; bu hayvanları sahiplenmesi gerekmektedir. Yine hayvan bakımevlerinin, hayvanların geçici olarak bakılmaları için kurulacaklarına vurgu yapılmıştır.
Madde 5- Bir hayvanı, (…)5 sahiplenen (…)6 kişi, hayvanı barındırmak, hayvanın türüne ve üreme yöntemine uygun olan etolojik ihtiyaçlarını temin etmek, sağlığına dikkat etmek, insan, hayvan ve çevre sağlığı açısından gerekli tüm önlemleri almakla yükümlüdür.
Hayvan sahipleri, sahip oldukları hayvanlardan kaynaklanan çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olup; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorundadırlar.
Ev (…)5 hayvanı satan kişiler, bu hayvanların bakımı ve korunması ile ilgili olarak yerel yönetimler tarafından düzenlenen eğitim programlarına katılarak sertifika almakla yükümlüdürler.
Değişiklikten önce 5. Maddenin 1. Fıkrasında; bir hayvanı sahiplenen veya ona bakan kişi ibaresi vardı. Yapılan değişiklikle birlikte anlaşılması gereken sokakta baktığınız canlarla ilgili söz sahibi değilsiniz demektir.
Sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması
Madde 6- Sahipsiz ya da güçten düşmüş hayvanların “, 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanununda öngörülen durumlar dışında” kanuni istisnalar hariç öldürülmeleri yasaktır.
Sahipsiz hayvanların korunması, bakılması ve gözetimi için yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde, yerel yönetimler yetki ve sorumluluklarına ilişkin düzenlemeler ile insan ve çevre sağlığı için oluşabilecek olumsuz etkilerini gidermeye yönelik tedbirler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile eşgüdüm sağlanarak, diğer ilgili kuruluşların da görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.[8][9]
Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. (Değişik son cümle: 30/7/2024-7527/4 md.) Bakımevlerine alınan hayvanlar Bakanlık veri sistemine kaydedilir ve rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.
Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların toplatılması ve hayvan bakımevlerinin çalışma usul ve esasları usul ve esasları ile burada çalışan personelin niteliğine ilişkin hususlar ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Hayvan bakımevleri ve hastanelerin kurulması amacıyla Hazineye ait araziler öncelikle tahsis edilir. Amacı dışında kullanıldığı tespit edilen arazilerin tahsisi iptal edilir.[10]
Hiçbir kazanç ve menfaat sağlamamak kaydıyla sadece insanî ve vicdanî amaçlarla sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanları hayvanlara bakan veya bakmak hayvan bakımevi kurarak sahiplenmek isteyen ve bu Kanunda öngörülen şartları taşıyan gerçek ve tüzel kişilere; belediyeler, orman idareleri, Maliye Bakanlığı, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından, mülkiyeti idarelerde kalmak koşuluyla arazi ve buna ait binalar ve demirbaşlar tahsis edilebilir. Tahsis edilen arazilerin üzerinde amaca uygun tesisler ilgili Bakanlığın/İdarenin izni ile yapılır.
Bu maddede yapılan değişiklikle birlikte, bir hayvanın hangi durumlarda öldürülebileceğine ilişkin atıf yapılan 3285 sayılı Kanun’un değil başkaca mevzuatın esas alınacağını anlıyoruz. Peki 3282 sayılı Kanun’a göre hayvanlar hangi durumlarda öldürülebilirdi ona bakalım:
16 Mayıs 1986 tarihli 3285 sayılı Hayvan Sağlığı Zabıtası Kanunu
MADDE 18. — Hasta veya hastalarla temasta bulunan hayvanlardan öldürülmesi gerekenler zabıta görevlileri tarafından öldürülür, imha edilir ve buna ait bir tutanak düzenlenir.
Güçten düşmüş hayvanlar ticarî ve gösteri amaçlı veya herhangi bir şekilde binicilik ve taşımacılık amacıyla çalıştırılamaz.
Yasak müdahaleler
Madde 8- Bir hayvan neslini yok edecek her türlü müdahale yasaktır.
Hayvanların, yaşadıkları sürece, tıbbî amaçlar dışında organ veya dokularının tümü ya da bir bölümü çıkarılıp alınamaz veya tahrip edilemez.
Ev (…)[12] “ve süs” hayvanının dış görünüşünü değiştirmeye yönelik veya diğer tedavi edici olmayan kuyruk ve kulak kesilmesi, ses tellerinin alınması ve tırnak ve dişlerinin sökülmesine yönelik cerrahi müdahale yapılması yasaktır. Ancak bu yasaklamalara; bir veteriner hekimin, veteriner hekimliği uygulamaları ile ilgili tıbbî sebepler veya özel bir hayvanın yararı için gerektiğinde tedavi edici olmayan müdahaleyi gerekli görmesi veya üremenin önlenmesi durumlarında izin verilebilir.
Bir hayvana tıbbî amaçlar dışında, onun türüne ve etolojik özelliklerine aykırı hale getirecek şekilde ve dozda hormon ve ilaç vermek, çeşitli maddelerle doping yapmak, hayvanların türlerine has davranış ve fizikî özelliklerini yapay yöntemlerle değiştirmek yasaktır.
Bu maddede ve kanunun diğer maddelerinde geçen süs hayvanı ibaresinin tamamen kaldırıldığını görüyoruz. ‘’Ev Ve Süs Hayvanları Satış, Barınma Ve Eğitim Yerlerinin Kuruluş, Açılış, Ruhsat, Çalışma Ve Denetlenme Usul Ve Esaslarına Dair Yönetmelik’’ teki süs hayvanı ibaresi bu yönetmelikte yapılan 2022 tarihli değişiklikle birlikte kaldırılmıştı. Hayvan haklarına dair bu olumlu gelişme, Hayvan Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle birlikte pekiştirilmiş oldu.
Hayvan deneyleri
Madde 9- Hayvanlar, bilimsel olmayan teşhis, tedavi ve deneylerde kullanılamazlar.
Tıbbî ve bilimsel deneylerin uygulanması ve deneylerin hayvanları koruyacak şekilde yapılması ve deneylerde kullanılacak hayvanların uygun biçimde bakılması ve barındırılması esastır.
Başkaca bir seçenek olmaması halinde, hayvanlar bilimsel çalışmalarda deney hayvanı olarak kullanılabilir.
Hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilir.
Etik kurulların kuruluşu, çalışma usul ve esasları, (…)[13] Sağlık Bakanlığının ve ilgili kuruluşların görüşleri alınarak Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Deney hayvanlarının yetiştirilmesi, beslenmesi, barındırılması, bakılması, deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin tescil edilmesi, çalışan personelin nitelikleri, tutulacak kayıtlar, ne tür hayvanların yetiştirileceği ve deney hayvanı besleyen, tedarik eden ve kullanıcı işletmelerin uyacağı esaslar “Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca” Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Hayvanların Kesimi Öldürülmesi, Ötanazisi ve Yasaklar
“Öldürme esas ve usulleri” Hayvanların ötanazisi (Değişik başlık: 30/7/2024-7527/5 md.)
Madde 13- (Ek: 30/7/2024-7527/5 md.) Bakımevine alınan köpeklerden; insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlara 11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen tedbir uygulanır.
(Ek: 30/7/2024-7527/5 md.) Yerel yönetimler sahipsiz köpeklere ilişkin yürüttüğü iş ve işlemlerde Bakanlar Kurulunun 28/8/2003 tarihli ve 2003/6168 sayılı Kararı ile onaylanan Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkilidir.
Kanunî istisnalar ile tıbbî ve bilimsel gerekçeler ve gıda amaçlı olmayan, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler bulunan acil durumlar dışında yavrulama, gebelik ve süt anneliği dönemlerinde hayvanlar öldürülemez.
Öldürme işleminden sorumlu kişi ve kuruluşlar, hayvanın kesin olarak öldüğünden emin olunduktan sonra, hayvanın ölüsünü usulüne uygun olarak bertaraf etmek veya ettirmekle yükümlüdürler. Öldürme ve ötanazi işlemine ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Gelelim, kanunda yapılan değişikliğin bu denli tepkiyle karşılanmasına sebep olan o maddeye. Madde başlığı dışında, ötenazi kelimesinin direkt olarak kullanılmadığını, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen tedbir uygulanır diyerek atıf yaptığını görüyoruz. 5996 sayılı 9. Maddesinin 3. Fıkrası şöyle der:
‘’(3) Hayvanlara ötenazi yapmak yasaktır. Ancak,
- a) Hayvanlara acı ve ıstırap çektiren veya iyileşme durumu bulunmayan hastalık durumlarında,
- b) Akut bulaşıcı bir hayvan hastalığının önlenmesi ya da eradikasyonu amacıyla veya insan sağlığı için risk oluşturan durumlarda,
- c) Davranışları insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen durumlarda,
veteriner hekim tarafından ötenazi yapılmasına karar verilebilir. Ötenazi işlemi veteriner hekim tarafından veya veteriner hekim gözetiminde yapılır.’’
Şimdi Hayvan koruma Kanunu’nun tümüyle değiştirilen 13. Maddesinde hem hangi durumlarda ötenazi yapılabileceğini hem 5996 sayılı Kanun madde 9/3 fıkrasına atıf yapmış hem de insan ve hayvanların hayatı ve sağlığı için tehlike teşkil eden ve olumsuz davranışları kontrol edilemeyen, bulaşıcı veya tedavi edilemeyen hastalığı bulunan ya da sahiplenilmesi yasak olanlara şeklinde ötenazi yapılabilecek durumları tek tek saymıştır. Böylece ötenazi yapılabilecek durumlar sınırlı sayıdadır diyebiliriz. Hiçbir yerel yönetim veteriner hekim kararı olmadan resen ötenazi kararı veremez. Kanun açık ve nettir.
Buraya kadar her şey iyi hoş ama ikinci fıkraya gelince işler biraz değişiyor. Kanun koyucu burada yerel yönetimler sahipsiz köpeklere ilişkin Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi kapsamında gerekli idari tedbirleri almaya yetkilidir Diyor. Peki bu Avrupa Sözleşmesi nedir ve ne gibi can alıcı maddeleri var? Bunlara bakalım.
Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi, Avrupa Konseyine üye devletlerin imzaladığı bir sözleşme. Türkiye, Avrupa Konseyi’ne 1950 tarihinden beri üye devletlerden biri. Ev hayvanlarına çip takılması ve kayıt altına alınması son 2 senedir uygulanmaya çalışılıyor. Bu gelişme, hayvanların sahiplenip, ardından sokağa atılmasının önlenmesi için güzel bir uygulama. Ancak tüm bu çalımalar, bu Hayvan Yasası’nın bir ön hazırlığı mıydı bilemiyoruz. Bu sözleşmede hayvanları koruyan şöyle maddeler bulunmakta:
‘’Madde 3: Hayvanların refahı için temel kurallar
- Hiç kimse bir ev hayvanının, gereksiz acı, sıkıntı veya ızdırap çekmesine sebep olamaz.
- Hiç kimse bir ev hayvanını terk edemez’’
Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nin can alıcı bir maddesi var. Ve Hayvan Koruma Kanunu 13. Maddesinin 2. Fıkrası Yerel yönetimlere sahipsiz köpeklere ilişkin bu tedbirleri uygulama yetkisi veriyor. Bu fıkra ile Hayvan Koruma Kanunu’nun aynı maddesinin birinci fıkrası çelişkili. Hayvan Koruma Kanunu madde 13/1 hayvanların ötenazi yapılabileceği durumları sınırlı olarak sayarken, madde 13/2 yerel yönetimlere hayvanların öldürebilmesi için sınırız bir yetki vermiş oluyor. Yerel yönetimler, yakaladıkları hayvanları ya muhafaza edecekler ya da öldürecekler. Kanunun tümünde bakımevlerinin artık hayvanların geçici olarak barınacakları yer olduğu ifade edilmekte. Hal böyleyken Türkiye’deki hayvan barınakları da son derece yetersizken yerel yönetimlerin hangisini seçeceği izahtan varestedir.
Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi
Madde 12: Sayılarının Azaltılması
Taraflardan biri, başıboş hayvan sayısının sorun yarattığını düşünürse, gereksiz ağrı, acı ve ızdırap çekmelerine sebep vermeyecek şekilde sayılarını azaltmak için uygun yasal ve/veya idari tedbirleri alacaktır. a) Bu tedbirler aşağıdaki şartları karşılayacaktır;
- Bu hayvanlar yakalanacak ise, bunun hayvana fiziksel ve manevi olarak en az seviyede acı verecek şekilde gerçekleştirilmesi,
- Yakalanan hayvanların muhafaza edilmesi veya öldürülmesi işlemlerinin bu Sözleşme’de belirtilen prensiplere uygun olarak gerçekleştirilmesi.
- b) Taraflar,
- Köpek ve kedilere damgalama gibi az acı veren ya da hiç ağrı, acı ve ızdırap çektirmeyen uygun bir yöntemle aynı zamanda sahiplerinin isim ve adresleri ile birlikte numaraları kayda geçirilerek daimi kimlik sağlamayı,
- Kedi ve köpeklerin plansız üremelerini azaltmak için bu hayvanların kısırlaştırılmalarını teşvik etmeyi,
iii. Başıboş kedileri ve köpekleri bulan kişilerin, bu konuda yetkili makama bilgi vermelerini teşvik etmeyi, değerlendirmeyi taahhüt eder.
Yasaklar
Madde 14- Hayvanlarla ilgili yasaklar şunlardır:
a) Hayvanlara kasıtlı olarak kötü davranmak, (…)17“acımasız ve zalimce işlem yapmak, dövmek, aç ve susuz bırakmak, aşırı soğuğa ve sıcağa maruz bırakmak, bakımlarını ihmal etmek, fiziksel ve psikolojik acı çektirmek.
b) Hayvanları, gücünü aştığı açıkça görülen fiillere zorlamak.
c) Hayvan bakımı eğitimi almamış kişilerce ev (…)17ve süs hayvanı satmak.
d) Ev (…)17ve süs hayvanlarını onaltı yaşından küçüklere satmak.
e) Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına tedavi maksatlı olmayan müdahalelerde bulunmak.17
f) Kesim hayvanları ve 4915 sayılı Kanun çerçevesinde avlanmasına ve özel üretim çiftliklerinde kesim hayvanı olarak üretimine izin verilen av hayvanları ile ticarete konu yabani hayvanlar dışındaki hayvanları, et ihtiyacı amacıyla kesip ya da öldürüp piyasaya sürmek.
g) Kesim için yetiştirilmiş hayvanlar dışındaki hayvanları ödül, ikramiye ya da prim olarak dağıtmak.
h) Kanunî ve tıbbî gerekçeler hariç hayvanlara ya da onların ana karnındaki yavrularına veya havyar üretimi hariç yumurtalarına zarar verebilecek sunî müdahaleler yapmak, yabancı maddeler vermek.
ı) Hayvanları hasta, gebelik süresinin 2/3’ünü tamamlamış gebe ve yeni ana iken çalıştırmak, uygun olmayan koşullarda barındırmak.
j) (Değişik:9/7/2021-7332/5 md.)Hayvanlara cinsel saldırıda bulunmak veya tecavüz etmek.
k) Sağlık nedenleri ile gerekli olmadıkça bir hayvana zor kullanarak yem yedirmek, acı, ıstırap ya da zarar veren yiyecekler ile alkollü içki, sigara, uyuşturucu ve bunun gibi bağımlılık yapan yiyecek veya içecekler vermek.
l) (Değişik:9/7/2021-7332/5 md.)Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak.
m) (Ek:9/7/2021-7332/5 md.) Hayvanlara işkence yapmak veya acımasız ve zalimce muamelede bulunmak.
n) (Ek:9/7/2021-7332/5 md.) Ev hayvanını terk etmek.
o) (Ek: 30/7/2024-7527/6 md.) Yerel yönetimler adına toplanan sahipsiz hayvanları bakımevi dışında bir yere terk etmek veya bakımevinde barındırılan köpekleri bakımevi dışında bir yere bırakmak.
14.maddenin e fıkrasındaki Hayvanların kesin olarak öldüğü anlaşılmadan, vücutlarına tedavi maksatlı olmayan müdahalelerde bulunmak ifadesi olumlu bir gelişme. 14. maddeye yeni eklenen o fıkrasına göre Yerel Yönetimler adına sahipsiz hayvanları toplayanlar, bu hayvanları bakımevi dışında bir yere örneğin; ormana, şehir dışında uzak bir yere bırakamayacak. Aksi halde hayvan başına altmış bin Türk lirası; (o) bendine aykırı davrananlara hayvan başına elli bin Türk lirası idarî para cezası ile cezalandırılacak.
Denetim (…)[22] ve Hayvan Koruma Gönüllüleri
Denetim
Madde 17- Bu Kanun hükümlerine uyulup uyulmadığını denetleme yetkisi Bakanlığa aittir. Gerektiğinde bu yetki Bakanlıkça mahallin en büyük mülkî amirine yetki devri suretiyle devredilebilir.
Denetim elemanlarının nitelikleri ve denetime ilişkin usul ve esaslar ile kayıt ve izleme sistemi kurma, bildirim yükümlülüğü ile bunları verecekler hakkındaki usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Yerel yönetimler, (…)[23] “ev hayvanları ile” sahipsiz hayvanların kayıt altına alınması ile ilgili işlemleri yapmakla yükümlüdürler.
- maddede yapılan değişikliği de hayvanlar için önemli bir kayıp olarak görüyorum. Hayvan Koruma Gönüllüleri ibaresi maddeden çıkarılmış durumda. Bir belediyeye, yerel yönetime bağlı olmadan yalnızca hayvansever olduğu için hayvanlara yardım etmek isteyen kişilerin artık herhangi bir sıfatı yok. Siz bir hayvana yardım etmek istiyorsanız o hayvanı sahipleneceksiniz. Başka şekilde kanunla verilen bir sıfatınız yok artık.
Yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları
Madde 18- (Mülga: 30/7/2024-7527/15 md.)
Bu madde de yapılan değişiklikle mülga edildi. Hayvanlara gönüllü olarak yardım eden hayvanseverlerin, kanunen bir hakkı bulunmuyor artık. Peki kaldırılan bu madde ne diyordu ona bir bakalım:
‘’Yerel hayvan koruma görevlilerinin sorumlulukları
Madde 18- Özellikle kedi ve köpekler gibi sahipsiz hayvanların kendi mekânlarında, bulundukları bölge ve mahallerde yaşamaları sorumluluğunu üstlenen gönüllü kişilere yerel hayvan koruma görevlisi adı verilir. Bu görevliler, hayvan koruma dernek ve vakıflarına üye ya da bu konuda faydalı hizmetler yapmış kişiler arasından il hayvan koruma kurulu tarafından her yıl için seçilir. Yerel hayvan koruma görevlileri görev anında belgelerini taşımak zorundadır ve bu belgelerin her yıl yenilenmesi gerekir. Olumsuz faaliyetleri tespit edilen kişilerin belgeleri iptal edilir. Yerel hayvan görevlilerinin görev ve sorumluluklarına, bu kişilere verilecek belgelere, bu belgelerin iptaline ve verilecek eğitime ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. Yerel hayvan koruma görevlileri; bölge ve mahallerindeki, öncelikle köpekler ve kediler olmak üzere, sahipsiz hayvanların bakımları, aşılarının yapılması, aşılı hayvanların markalanması ve kayıtlarının tutulmasının sağlanması, kısırlaştırılması, saldırgan olanların eğitilmesi ve sahiplendirilmelerinin yapılması için yerel yönetimler tarafından kurulan hayvan bakımevlerine gönderilmesi gibi yapılan tüm faaliyetleri yerel yönetimler ile eşgüdümlü olarak yaparlar.’’
Hayvanların Korunmasının Desteklenmesi
Mali destek
Madde 19- (Değişik birinci cümle: 30/7/2024-7527/8 md.) İnsan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla bakımevleri, hastaneler ve ameliyathaneler kurmak, bunlara ilişkin ilaç, alet ve ekipmanları temin etmek ile bakımevlerinde bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme gibi faaliyetleri yürütmek için, başta yerel yönetimler olmak üzere diğer ilgili kurum ve kuruluşlara teşvik veya Bakanlıkça uygun görülen miktarlarda mali destek sağlanır. Bu amaçla Bakanlık bütçesine gerekli ödenek konulur. Bu ödeneğin kullanımına ilişkin esas ve usuller, Hazine ve Maliye Bakanlığının olumlu görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
Bu maddede yapılan değişiklikle ‘’Hayvanların korunması amacıyla’’ şeklinde başlayan metin ‘’insan, hayvan ve çevre sağlığının korunması amacıyla’’ şeklinde değiştirilmiştir. Adı Hayvan Koruma Kanunu olan bir kanunun amacı elbette Hayvanları Korumak olmalıdır!
.
Koruma altına alma
Madde 24- Bu Kanunun hayvanları korumaya yönelik hükümlerine aykırı hareket eden ve bu suretle bulundurduğu” veya sahiplendiği hayvanların bakımını ciddi şekilde ihmal eden ya da onlara ağrı, acı veya zarar veren kişilerin denetimle yetkili merci tarafından hayvan bulundurması yasaklanır ve hayvanlarına el konulur. (Değişik son cümle: 30/7/2024-7527/9 md.) Söz konusu hayvanlardan sahiplendirilme niteliği olanlar sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevinde barındırılır.
Maddedeki ‘’bulundurduğu’ ’şeklindeki ibare ‘’sahiplendiği’’ şeklinde değiştirilmiş. Yani diyor ki sen bir hayvanı sahiplenebilirsin ancak dışarıda baktığın hayvan üzerinde herhangi bir hakkın yok.
Saklı hükümler
Madde 31- 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu, “3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu, 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu” 5996 sayılı Kanun ile 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümleri saklıdır.
- maddede yapılan değişiklik ile 5196 sayılı Kanun’un atıf yaptığı 3285 sayılı Kanun hükümleri artık uygulanmayacaktır.
Yerel yönetimlerin sorumluluğu (Değişik başlık: 30/7/2024-7527/13 md.)[32]
Ek Madde 1 – (Ek:9/7/2021-7332/13 md.)
Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan (…)32 belediyeler, sahipsiz veya güçten düşmüş ya da tehlike arz eden hayvanların korunması ve sahiplendirilinceye kadar bakımının yapılması ile rehabilitasyonunun sağlanması amacıyla hayvan bakımevleri kurar.
Birinci fıkrada belirtilen hayvanlar, ilgili belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülür. Hayvan bakımevi kurma zorunluluğu olmayan belediyeler ile il özel idareleri ise sorumluluk alanındaki bu hayvanları en yakın hayvan bakımevine götürür. (Değişik üçüncü ve dördüncü cümle: 30/7/2024-7527/13 md.) Bakımevlerine alınan hayvanlar Bakanlık veri sistemine kaydedilir. Rehabilite edilen köpekler, sahiplendirilinceye kadar hayvan bakımevlerinde barındırılır.
(Değişik: 30/7/2024-7527/13 md.) Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan belediyeler bakımından, geçici 4 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen kaynağı ayırmayan belediye başkanı ve meclis üyeleri ile ayrılan kaynağı hayvan bakımevi kurmak, sahipsiz hayvanları toplamak, rehabilite etmek veya sahiplendirilinceye kadar bakmak için sarf etmeyen ya da bu kaynağı başka amaçlar için sarf eden belediye başkanı ve belediye yetkililerine altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Yine Ek 1. Maddenin ilk fıkrasında da sahiplendirilinceye kadar ibaresi gözümüze çarpıyor. İkinci fıkrada İl özel İdarelerine de artık yetki verilmiş olduğunu görüyoruz.
Geçici Madde 4 –
Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yirmi beş bini aşan belediyeler 31/12/2028 tarihine kadar ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla ve mevcut bakımevlerinin koşullarını iyileştirmekle yükümlüdür.
Belediyeler 31/12/2028 tarihine kadar birinci fıkra gereğince hayvan bakımevleri kurmak, rehabilitasyon işlemlerini gerçekleştirmek ve sahipsiz hayvanlara sahiplendirilinceye kadar bakmak için kesinleşmiş en son bütçe gelirlerinin binde beşi oranında kaynak ayırır. Bu oran büyükşehir belediyelerinde binde üç olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca ayrılan ödenekler başka bir amaç için kullanılamaz.
Belediyelerce bu maddenin ikinci fıkrasında belirlenen oranların üzerinde yapılan harcamaların yüzde 40’ı, tevsik edilmesi kaydıyla ilgili belediyeye Hazine ve Maliye Bakanlığınca aktarılır. Ancak, aktarılacak tutar hiçbir şekilde ikinci fıkrada belirlenen oranların yüzde 40’ını geçemez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Kedi ve köpek sahipleri, hayvanlarını en geç 31/12/2025 tarihine kadar dijital kimliklendirme yöntemleriyle kayıt altına aldırmak zorundadır.
Geçici dördüncü maddede kedi köpek sahiplerinin hayvanlarını en geç 31/12/2025 tarihine kadar kayıt altına alması/çiplendirmesi gerektiği ifade ediliyor. Ancak hayvanını çiplendirmeyen kişilere ilişkin bir yaptırımdan söz edilmemiş.
Avukat Deryanur GENÇ






